4 Ocak 2017 Çarşamba

el karda ,gönül yarda.

"Nakşibendiyye yolu büyüklerinden, Şah-ı Baheddin Nakşibendi'nin Halifesi Muhammed Parisa müridanı ile hacca gitmişler. Resülullah'ı ziyaret amacıyla Medine-i Münevvereye vardıklarında çarşıda gözleri bir gence ilişir. Ticaret yapmakta ve bir hayli altın kazanmaktaymış. Birde kalbine nazar edelim demişler. Gencin kalbi Allah'ı zikir halinde Allah, Allah, dediğini mana gözüylen gören, Muhammed Parisa ihvana dönerek El Karda, Gönül Yarda buyururlar. Mekke-i Mükerreme"ye geçilmiş. Kabe ziyareti sırasında, Kabe örtüsüne yapışmış pir-i fani ihtiyar ağlamaktaydı. Kalplerinde nazar ettiklerinde dünya nimetlerini Allah'tan talep ettiğini görmüşler. Meğerse İhtiyar kişi Allahtan dünyalık istemekteymiş. Muhammed Parisa, yine müridana döner. El Yarda Gönlü Dünyada buyururlar."

dervişlerin hürmeti






Taşa bile tekme atılmaz, eşyaya hürmet duyulurdu. Dervişler sabah kalktıklarında yastığı öperdi, gece boyunca yükümü çekti diye.
Mahmud Erol Kılıç

Er-Rızku Alallah





Tezhib çalıştığım anlarda ,coğu şeyi unutuyorum ,yada unutmak istiyorum bir müddet...Dünya yaşanılacak yer olmaktan cıkalı çok oldu .Herşeye ragmen ayakta kalmaya ,birşeyler üretmeye ,paylaşmaya calışıyorum.Dünyalık ve malayani şeylerden yüz cevirip ,tezhib ve hat çalışmaya başlayınca huzur buluyorum.
Huzur; içinde, Allah cc ile birlikte olmakta .

Tezhib:Berrin Türkoğlu Kaya
Hat:İslam Kaya

30 Aralık 2016 Cuma

öteler..


Bütün bu haksızlıklar, zulümler, eksiklikler,
bu dünyayı bu dünyadan ibaret bilmekten kaynaklanıyor.
Öteye ruhların kapalı oluşundan.
Gözlerin perdeli oluşundan.
Kalblerin mühürlü oluşundan.
Vakti,hep "öğle" sanışımızdan.
"İkindinin" sırrından habersiz oluşumuzdan.
Akşamı, güneş batmadan düşünemeyişimizden,
geceyi, gece gelmeden hatırlayamayışımızdan.
Sezai Karakoç

17 Aralık 2016 Cumartesi

efendim(sav)




Cemal-i pâkine yoktur cihânda olmayan âşık
Leylâ âşık, mecnun âşık, bütün kevn ü mekân âşık /
LÂ EDRÎ

bırakın kalsın


Yıkılır, yırtılır her kalın perde
Hesaba çekilir dünya mahşerde
Yazın şu duvara.. bırakın kalsın..!
| Üstâd Abdurrahim Karakoç |