18 Mart 2020 Çarşamba

Gümüş suyu kullanımı ve faydaları.




Sizlere zaman zaman uygulayabileceğiniz bilgilerde vereceğim.
Hücresel solunum üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olan kolloidal gümüş suyu, vücuda birçok açıdan fayda sağlar.
1. Antibakteriyel
kolloidal gümüş suyu antibiyotikler.Birincisi, kolloidal gümüş suyunun, antibiyotiğe dirençli süperbugları(antibiyotiğe direnç gösteren bakteri) kontrol etme yeteneği şaşırtıcıdır.
2. Yara Bakımı / Cilt Sağlığı
kolloidal gümüş suyunun ciltte ve diğer yumuşak dokularda iyileşmeye yardımcıdır.Güçlü bir antifungaldır.Cilt üstündeki yaraları ve cildinizi kolloidal gümüş suyu ile temizleyebilirsiniz.
3. Pembe Göz / Kulak Enfeksiyonları
Kolloidal Gümüş Suyu Pembe Göz Hastalığı -Kolloidal gümüş suyu, bu tahriş edici ve oldukça bulaşıcı virüs ve bakterilere karşı derhal harekete geçer ve iyileşmeye kattı sağlar.
Enfekte olmuş göze uygulandığında, küçük gümüş kolloidler enfekte olmuş hücreleri elektromanyetik olarak çekerek ve yok edilmek üzere kan dolaşımına göndererek toplarlar.
4. Antiviral- Virüslere Karşı Etkili
Kolloidal gümüş suyu yararları arasında HIV / AIDS, zatürre, uçuk, zona ve siğiller için bir anti-viral olması da vardır. Optimum Beslenme Enstitüsü’nden Dr. Martin Hum, kolloidal gümüş suyunun virüsleri hızlı bir şekilde durdurmanın doğal yollarından biri olarak listelemiştir.Kolloidal gümüş suyu virüsü boğar
5. Anti-inflamatuar-Kolloidal gümüş suyu aynı zamanda harika bir anti-inflamatuar ilaçtır. kolloidal gümüş şişliği azaltabilir, iyileşmeyi ve hücre iyileşmesini hızlandırır.
6. Sinüzit:birkaç damla gümüş suyunu doğrudan burnunuza çekerek temizleyebilirsiniz.
7. Soğuk Algınlığı / Grip üzerindeki etkisi büyüktür.
8. Zatürre (Pnömoni)-Kolloidal gümüş suyu, ağızdan alındığında bronşit ve zatürreye karşı savaşmaya yardımcı olur.Şimdi, kolloidal gümüş suyu akciğerlere alınması için en etkili yöntem bir nebülizatör kullanmaktır. Genellikle, bir çay kaşığı yaklaşık 10 ila 15 dakika boyunca kullanılır.
9- Güçlü bir antibakteriyel olduğu için el dezenfektanı olarak kullanabilirsiniz.
10- Geceleri yatmadan önce yüzünüze tonik olarak kullanabilirsiniz.
not:Gümüş suyunu sakın kendiniz hazırlamaya kalkmayın ve güvenilir olmayan markalardan almayın.Toksik etki yapabilir.Doktorunuza danışmadan agızdan almayınız.

Bekleyişlerimiz huzurla ve kolaylıkla son bulsun.




Hakk ve hakikatin yolunda ben'den ve benlik'ten geçmiş sakinliğimi ve sabrımı muhafaza ederek, bana sunulan nimetlere şükrederek, saf sevgide kalarak, sevmeye ve sevilmeye huzurda kalmaya niyet ediyor, kabule gecıyorum.Ya Hafız (cc) bizleri hıfz eyle. Bekleyişlerimiz kolaylıkla ve hayırla son bulsun. 🌹
Berrin Türkoğlu Kaya.
Bu duayı niyet ederek Ya hafız esmasını 998 kez okuyunuz. Sabah namazlarından ve yatsı namazın dan sonra da okunabilir.

14 Mart 2020 Cumartesi

Haddimizi bilelim.



Öncelikle sukunetimizi koruyarak bu dünyaya imtihan için gönderidiğimizin bilinciyle hareket edelim.Allah cc bakara suresinin 155.ayetinde şöyle buyurmuştur.
''Muhakkak biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!''
Şunu unutmayalım.Allah'ın izni olmadan bir yaprak dahi düşmez.''O'' bir şeye ''ol'' dedimi olur.

Hiç kuşkusuz, öldüren de O'dur, dirilten de...necm-44
Bizler aciz kullar olarak cüzi irademizle duaya münacaata sarılıp ,hakkıyla tevekkül edip Rabbimize iltica etmeliyiz.
''Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var'' furkan -77 buyrulmuştur.

Müminin en güçlü silahı duasıdır.Duamız olmasa Rabbimiz bize kıymet vermiyor.Dua kullugumuzun ,yaratılışımızın bir emaresidir.Bir kul duası ile vardır.Acizliğini hissettikçe Allah cc ye daha yakın olur.Allah'a yakın olan O'nun yanında daha kıymetlidir.O'nun yanında kıymetli olmaktan başka daha değerli mutlu edici ne olabilir ki.Çünki bir kul için en önemli mertebe Allah'ın kulundan razı oldugu makamdır yani rıza makamı.
Kainattaki bütün şifa ve korunma sistemleri Allah cc izin verdiği müddetce fayda saglayacaktır.Adı ne olursa olsun,access bars ,theta healing,reiki,bioenerji,geleneksel tıp,homeopati,hacamat ila ahir...Hangi şifa yöntemi uygulanırsa uygulansın Allah ''O'' kula ''kün '' ''Ol'' emriyle tecelli etmedikten sonra şifa gerçekleşmeyecektir.Kendisine şifacıyım diyenler kendilerinin sadece şifaya kanallık yaptıklarını ,esas şifayı verenin Eşşafi cc olan Rabbimiz oldugunu unutmamalıdır.Bu doğruştuda ve bu bilinç ile hareket edilirse ancak başarılı olacaklardır.
Mevlana'ya sorarlar o kadar yazarsın, o kadar okursun ne bilirsin ? diye. Mevlana şu yanıtı verir;
''Bin sene de okusam, ne biliyorsun diye sorsalar bana, haddimi bilirim derim..''
Berrin Türkoğlu

18 Aralık 2019 Çarşamba

Ebced nedir ebced hesabı ile taş verilir mi?

Ebced nedir ,ebced hesabıyla taş verilir mi?
Ebced arap alfabesindeki harflerin her harfe karşılık bir rakamın gelmesi sonucu oluşan tablodur.Tarih boyunca kullanılmış bir ilimdir.Ebced veya cifir , havas ilmi konusuna girer.Öyle sıradan avam insanların yapabilecegi bir şey değilidr.Kurani ilimlere vakıf olmak gerekir.Allah'ın istediği abid ve zahid kullardan olma yolunda çaba sarf eden kullardan olunmalıdır.Zaten o yüzden ismi havasdır.Havas ilmi çok özel uzun yıllar emek ve egitim isteyen bir ilimdir.Her ilimde olduğu gibi bu iliminde hocaları vardır.Eğer bu hocaların rahle-i tedrisinden (eğitiminden) geçmediyseniz hiç yaklaşmayın.Eğer bu hocalardan ders görüp ilim öğrenildi ise , bu ilmi hiç bir çıkar gözetmeden sırf Allah rızası için yine onun yolunda kullanılmalıdırlar.
Ebced hesabına göre taş verilmez!
Çünkü ebced sayısal olarak tarih verme ve kişinin doğum tarihine göre ebcedsel tablosu sonucunda çıkan ve hangi esmayı çekecegi hakkında bilgi verilen bir ilimdir.
Sırf doğum tarihine göre esma çekmeyi yeterli bulmayan hocalarımızda var.Çünkü kişilerin maddi manevi sıkıntı ve sorunları farklı olabiliyor.Bu minvalde çekecekleri esmalarda farklı esmalara tekabül ediyor.
Misal verelim.Ali isminde ki iki kişinin ebcedsel sayı değeri 110 dur.Ali ismine tekabül eden esma belirlenir.Fakat kişilerden birinin hem maddi hem manevi sorunları vardır.Diğerinin ise sadece başarı ve ilim öğrenme hususu vardır.Şimdi bu iki kişiye aynı esmalar verilebir mi? Hayır.Kendi esmalarının yanında çekecegi kendi sorunlarıyla ilgili esmalarda verilecektir.Çünkü sorunlar ve karakterler farkldır.Esmaları ile birlikte kendilerine yapılan analiz sonucunda onlara uygun taşlar belirlenir ve o doğrultuda ürün hazırlanır.Yani sadece ebcede göre taş verilmez.Ebced hesabı ile kişinin dini yönden analizi cıkarılır ve ona göre esması belirlenir.Bunu size birisi söylüyorsa bilinki yalan söylüyor,sırf dünya menfaati kazanmak için yapıyordur.Ayette Az bir dünya menfaati için ayetlerimi satmayın buyrulmuştur. Bu konuda masum bilgisiz bir çok insan kandırılmaktadır.Bu Allah'ın hiç hoşuna gitmeyen bir davranıştır .
Peygamberimiz sav bizi aldatan bizden değildir buyurmuştur.İnsan bile isteye karşısındakini aldatır mı hayır.O halde inanclı bir mümin karşısındakını sırf dünya menfaati için yalan söyleyip aldatamaz.
Küçük yaşlardan itibaren ilim talebesi olmaya çalışan biri olarak söylemeliyim ki bu ilimler çok derin bilgi ve birikim isteyen ilim dallarından biridir.Bu ilimler bir okyanus ise bizler bu okyanusta bir damla bile değiliz.Bilinmelidir ki oldum diyen ölmüştür.İlmin sonu yoktur.Beşikten mezara kadar ilim öğrenin buyrulmustur.İlk emir ''ikra'' okudur..
Doğaltaşlar ve islami ilimler konusunda eğitim almış ve bu yolda çaba sarfeden birisi olarak tekraren söylemekte fayda görüyorum.Lütfen özellikle bu konuda daha duyarlı olmaya bilgilendikten sonra uzman kişilerden yada hocalardan eğitim almış ,bu işi ciddiyetle yapan kişilerden hizmet almaya özen ve önem gösteriniz.Unutmayın analiz bütünsel çalışılandır ,kafadan verilen değil.
Alemlerin Rabbine emanet olunuz.
Selam dua ve sevgilerimle..
Berrin Türkoğlu Kaya

Doğaltaşlar neye göre verilmelidir?




Doğaltaşlar neye göre verilmelidir?
Sosyal mecralarda yalan yanlış bilgilerin çoğalması ve bilinçsiz eğitimsiz kişilerin önerileri doğrultusunda , bu konulardan bihaber olan insanları etkilemek adına yaptıkları paylaşımların artması dolayısıyla bu konuyu kaleme almaya karar verdim.
Taşlar bize yüce Rabbimizin kainat eczanesinden bizlere sundugu çok değerli birer parçalarıdırlar.Bizlerde kainattaki bu eczaneden faydalanıyoruz.
Bize çok sorulan bir soru taşları neye göre belirliyor neye göre veriyorsunuz.Hep belirttiğimiz bir şey var.Her taş herkese verilmiyor.Çünkü nasıl ki parmak uçlarımız ,parmak izlerimiz farklı farklı farklı ,kimse kimseye birebir benzemiyor ise''tek yumurta ikizi dahi olsa''herkes de aynı sorunları aynı hastalıkları yaşamazlar.İnsanlar ilahi bir kader planı ile dünyaya gelirler.O kişinin rızkı ,kiminle evlenecegi ,saidlerden mi şakilerden mi olacağı''ve onunla ilgili herşeyin yazılı oldugu ''Levh-i Mahfuz ''denilen Allah'ın nezninde bulunan yüce bir kitapta yazmaktadır.
Örnegin Ayşe ve Seda adında iki kişinin burcları kovadır .Kova burcunun taşlarından biri kırmızı akiktir.Ama sedanın yüksek tansiyon hastalığı var .O halde Sedaya sırf burcunun taşında var diye akik veremeyiz.Akik sırf taşıdığı mineral boyutu ile tansiyonu yükseltebilme özelliği bulunmaktadır.Evet akik kullanmak sünnetir fakat bu kişilerin durumlarına göre değişebilmektedir.Nasıl ki bazı gıdalar bazı insanlara şifa olabiliyorsa bazılarınada zarar verebiliyor.
İnsanlar sadece şu taşın rengi hoşuma gidiyor diyede taş secmemelidirler.Taşların özelliklerini bilmeden kendilerine zarar verebilirler.
Kendilerine , doğaltaşlarla ilgili eğitimini almış,taşlar konusunda uzman, bilgili kişilerden kendilerine yapılan özel analiz sonucunda hangi taşları kullanabilir ona göre bilgi aldıktan sonra ürün kullanması daha doğru olur.
Bu konuda analiz yapmadan ,kişilerin özelliklerini bilmeden ögrenmeden sırf burca göre yada kişinin isteğine göre taş verilmesi bilmeden o kişinin sağlığında bozulmalara sebeb olacaktır.Ve bu vebaldir.Kişi hangi taş neye göre verilmeli kac adede göre verilir taşların içerdiği mineraller hakkında ehil bir eğitmenden yada hocadan egıtım almalı ve bu işi bilinçli yapmalıdır.
Berrin Türkoğlu Kaya

14 Mayıs 2019 Salı

Bakmak ve görmek.



Onun için perde inmiş bir yürek sağduyusuzdur o insan aslen kördür ve kalp gözü diye bir gerçek kavram vardır .. Ya gerçekten göremiyorsundur yada onu görecek yani anlayacak hazmedecek seviyeye yada senin için doğru zamana ulaşamamışsındır .


Dünyanı cennete cevir.




Eğer herkes sevgiden konuşmak yerine,
sevgi vermeye başlarsa, 
bu dünya cennet olabilir... Osho

tüketirken tükenmek...




Ne çok tüketiyoruz ve ne de çabuk.
Yok yok paradan puldan bahsetmiyorum. Yakınlıklardan, dostluklardan, kasem edilen zamandan, mayası Kur'an ve sahih sünnet olan, irfan mektebinde demlenmiş, imbikten süzülmüş değerlerden ve dahasından bahsediyorum. 
Bahane çok; selama zaman yok.
Nereye koşuyorum ? Demeye zaman yok.
İyi misin? Demeye zaman yok.
Yok da yok...
Ya yakınlıklar;
Kadim dostluklara ne oldu?
Mekanlar mı bağlıyor insanı, çıkarlar mı?
Az bir pahaya satıyoruz ilmek ilmek ördüklerimizi ya da köşeye fırlatıyoruz eski bir şal gibi.
Basit hesaplar yapıyoruz, çok basit.
Çocuklar gibi darılıyoruz lakin onlar gibi çabuk unutamıyoruz neye, niçin kırılıp incindiğimizi.
Üstelik ben küssem sen de küsmelisin ötekine diyoruz. Bu çocukluk mu? Değil. Olsa olsa bencillik..
Kendimizi merkez ilan etmişiz üstelik bunu kılıflamışız tevazuyla. Fe veyl...
Ve zaman; 'hız' la tüketiyoruz hızla.
Fecri kaçırıyoruz şafağı, subh u mesa'ı...
Asr suresini harf harf kelime kelime yavaş yavaş okuyalım tekrar tekrar.
Ve ne olur tüketmek için çok düşünelim hele hele yakınlıkları...
Ayfer çimen balaban 

YAŞAMAK ...




“Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak.” Nâzım Hikmet

6 Aralık 2018 Perşembe

o eski günlerdeki gibi..



Eskilerden bir ses duysam...
Tanıdık bir yüz çıksa karşıma.
O günlerdeki gibi…
Gök daha mavi,
Toprak daha güleç,
İnsan daha insan,
Dost daha çok dost,
Ben yine o eski ben olsam…

-Seçil Oğuz-

sıgınamayanlar




İnsanın 
sığınabileceği
tek yerin kendisi olduğunu düşünüyorum bazen...
İçimden tekrarlıyorum sonra;
bazı kuşların yuvaları kanatlarıdır...

- Farih Farjad -

tek yer.



Elini kalbine götürdü; “burası var ya” dedi. “Taşa, toprağa gerek kalmadan insanın gömüldüğü tek yer..”
Neşet Ertaş

Bana mı düşer usta?



Elim sanata düşer usta 
Dilim küfre, yüreğim acıya 
Ölüm hep bana 
Bana mı düşer usta?

Sevda ne yana düşer usta 
Hicran ne yana 
Yalnızlık hep bana 
Bana mı düşer usta?

Gurbet ne yana düşer usta 
Sıla ne yana 
Hasret hep bana 
Bana mı düşer usta?”

Refik Durbaş 

Lal Olmak



Öğreneceksiniz ,
geceyi gündüz ettiğiniz insanla,
iki çift laf edemediğinizde herkese lâl olmayı öğreneceksiniz...!

Can YÜCEL

UZAK DURUN!





Bakıp da görmeyenlerden, konuşup da dinlemeyenlerden, dokunup da hissetmeyenlerden uzak durun...
Leonardo Da Vinci

4 Aralık 2018 Salı

Ben ol da bil!




 Kainat aşk ile yaratıldı,yaşam aşk ile başladı.
Bir gün Mevlana hazretlerine aşk nedir diye sorarlar.Hz Mevlana''ben ol da bil '' diyerek cevab verir.Aşk anlatılan,söylenilen  yazılan değil yaşanılan bir duygudur.Aşkın  Kur'an daki karşılığı muhabbet ,meveddet diye geçer.Hub sevgi demektir.
Birgün bir mürşide (mevlana oldugu rivayettir)talebeliğe kabul edilmesi için  bir genç gelir.Mürşid gence şöyle sorar;hiç aşık oldun mu evladım?
Genc;hayır efendim cevabını verir.Mürşid :aşık ol da gel evladım der.Allah'ın yarattıklarını sevmeyen Allah'ı nasıl sevebilirdi.
Aşk insanı olgunlaştıran ,pişiren Hakk'a yakınlaştırandır.
Elbette günümüzdeki aşkları(!) kastetmiyoruz.Zamane insanları hoşlanmayı ,flört etmeyi aşk zannedip kendilerini ateşe atıyorlar.geri dönülmez hatalar yapabiliyorlar.Sevgi yüce Allah'ın kullarına en büyük ikramıdır.Elbette sevmek ve sevilmek herkesin hakkıdır.Fakat helal dairede olursa bu daha güzeldir..Birbirini seven iki kişi için nikahtan daha hayırlı bir şey yoktur buyrulmuştur.Helal dairesi geniştir,harama girmeye luzum yoktur.
Sevgi ve muhabbetin yaratıcısı El Vedûd olan Allah cc dür.Allah kullarını en cok sevendır.İnsan ilgi sevgi ve alakadan yaratılmıştır.İnsanın ve kainatın mayası muhabbettir.
Rum suresi 21.ayette ;kendileriyle sukun bulup huzura kavuşasınız ,aranızda sevgi ve ülfet hasıl olsun diye size kendi nefsinizden eşler yaratması da O'nun ayetlerinden dir buyrulmuştur.
İçinde sevgi ve merhamet bulunmayan kalb aşık olamaz,aşıklık iddiasında da bulunamaz.Ayette meveddet ve rahmet kelimeleri geçiyor.Bir kimse aşık olma iddiasında bulunuyorsa kendini Kur'anın ayetlerinin mihenk taşına vurmalıdır.sevgi ve aşk sakız gibi dillerde boş boş dolandırılacak kadar basit bir duygu değildir.Allah her kula da nasib etmez onu zaten.her insan tek ve özeldir.Allah tek yarattıgı kullarını bir diğer eşi ile buluşturup kaynaştırıp birbirine sevdirir .Sen ken biz olursunuz.
Aşık olmak herkesin harcı değildir, aşk yüce gönüllerin işidir.Her sevgiden konuşan dem vuran aşık olamaz.Aşk sıradan bir his değildir.Aşık olabilmek ve aşık kalabilmek için çile çekmek gerekir.Eğer çileye talib değilsen ey salik girme bu yola! Kendinide maşugunuda ziyan edersin...
Çünkü aşk ulvi gönüllerin hasletidir.

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
Kılma derman kim helakım zehri dermanındadır.

Fuzuli misal diyebiyor ve cileyi tatlı bir bal gibi kabul edip ,bu yolda helak olmayı bile göze alabiliyorsan işte o zaman aşıklık istidadın var demektir..Aşk ya oldurur ya da öldürür.
Aşk ferhat misali ölümü göze alabilmektir.
Aşkın bir sınırı yoktur .

Hoca Ahmed Yesevi  der ki;
Kalbim kandil ,halim fitil ,yağı gözyaşım,
İş bu ışk'ın yolu dilim dilim olmaktır.

Hz Mevlana da ''Aşk bir davaya benzer,cefa çekmekte şahide.Şahidin yoksa davayı kazanamazsın demiştir.
İşte aşkın yolunun en güzel tarifleri..
Herşeyin bir tartısı ve ölçüsü vardır .Sevgide fedakarlık yolunu bulamayanları asla gönül kapınızdan içeri sokmayın.

Aşk ,üç harf, tek hece  sonsuz mana...
Berrin Türkoğlu 

9 Ocak 2018 Salı

Hattat Necmeddin Okyay





O gül ki Gül-i Muhammed 'dir. O güzel insanlar gül almışlar, gül vermişler,gül dermişler, gülden terazi tutmuşlar. Gönlün terazisini gül ile ölçmüşlerdir ve elbette bu güzel hasletlere sahib insanlar güle gereken saygıyı ve önemi en büyük sekilde göstermişlerdir. Üstad hattat Necmettin Okyay beyefendiyi rahmet le anıyoruz.
Berrin Türkoğlu Kaya

28 Ekim 2017 Cumartesi

Anlarsın...


Gözyaşlarını kendi ellerinle sildiğinde anlarsın yaşlandığını .
Saçların beyazlaştığında değil ,saclarını okşayacak ellerinii tutacak bir el olmadıgında yaşlanırsın.
Yüzündeki cizgiler derinleştiğinde değil,yüreğindeki hüzünler derinleştıgınde yaşlanırsın.
Dizlerin takatsız kalıp yoruldugunda değil,yüreğin yoruldugunda anlarsın yaşlandığını. Berrin Türkoğlu

4 Ağustos 2017 Cuma

nerelisın?





- ''Nerelisin amca?'' diye sordu çocuk.
- ''Yaralıyım evlat!'' dedi ihtiyar,
- ''içinden....'

27 Nisan 2017 Perşembe

nasıl yazmalı?


Her ne yazıyorsanız,şiir ,nesir ,makale vs.Eğer sırf edebi kaygı güderek yazıyorsanız bu okuyucuya sırf okumaktan öte gecmeyecektir.Ama özden ,deneyimlerinizden bir şeyler katarak yazıyorsanız bu yüreklerde iz bırakacak şekilde yer edecektir.Yıllar gecse bile Yunus Emre hala ''bizim Yunus'' diye anılır.Aşık Veysel hakeza .Yunus emre nasıl bizimse Aşık Veysel'de bizimdir,Ali Şir Nevai'de ,Hoca Ehmed Yesevi'de,Abdurrahim Karakoç da ila ahir...

Peki ,niçin üzerinden uzun yıllar gecmesine ragmen eserleri sözleri ilahi nagmelere, türkülere konu olmuştur.Yaren meclislerinde hala dostların bırbırıne muhabbet sözcuklerı arasında yer almaktadır.İki üç aşk kelimesi söyleyerek kendini şair ilan edenler okuyucuda hiç bir iz bırakamayacaklarını unutulup gideceklerini bilmelidir...


Berrin Türkoğlu Kaya